KEYİFLİ
BLOG


Keyifli Blog

En keyifli internet sörfüne ulaşmak amacımız.

“Buz Devri”nde Sun Teknolojileri imzası

13/7/2009
Kategori: sinema tv

Dünyayla aynı anda Türkiye’de de izleyiciyle buluşan ve daha ilk günden animasyon severlerin gönlünde taht kuran “Buz Devri 3: Dinozorların Şafağı”, Sun’ın açık ağ sistemleri ile çok daha uygun maliyetle, çok daha kolay şekilde, eskiye oranla dört kat daha yüksek performansla yaratıldı.


1 Temmuz’da dünyayla aynı anda vizyona giren animasyon severlerin favori filmi "Buz Devri 3 Dinozorların Şafağı" (Ice Age 3: Dawn Of The Dinasaurs), altyazılı, dublajlı ve 3D seçenekleriyle 262 salonda Türk seyircisiyle buluştu. Carlos Saldanha ile Mike Thurmeier'ın yönettiği, ilk 2 filmde seyirciyi hayran bırakan özelliklere daha fazla komedi, aksiyon ve görsel bir anlatım eklenen “Buz Devri 3: Dinozorların Şafağı”, daha vizyona ilk girdiği günden izleyicinin kalbini fethetti.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Zor Para

14/8/2007
Kategori: sinema tv

Kanal:TV8  Tarih:14.08.2007 Saat :22:15 Türü :Yabancı Sinema


(HARD CASH)Hapisten yeni çıkan Thomas Taylor, özgür dünyaya adım atar atmaz ayağının tozuyla büyük bir soygun yapmaya karar verir ve şu ana kadar ki en görkemli hırsızlığını gerçekleştirmek için bir grup kanun kaçağını bir araya getirir. Thomas ve arkadaşları tam iki milyon doları çalar ve izlerini kaybettirmeyi başarırlar. Ne var ki, bu harika vurgunun keyfini süremezler çünkü para daha önceden FBI tarafından işaretlenmiştir.

Daha ilk dolarları harcar harcamaz FBI ajanı Mark Cornell (Val Kilmer) peşlerine düşer: Tek bir çareleri vardır o da işaretli dolarları temizletmektir. Fakat bu hemen olacak bir şey değildir bu yüzden bir süreliğine parayı birine emanet etmeleri gerekmektedir. Birbirlerine güvenemeyen hırsızlar, bütün nakdi, Thomas’ın sahte kimliklerinden birini kullanarak bir banka kasasına koymaya karar verirler. Bu arada, çetenin her bir üyesi, parayı sağlama alınmadan önce çalarak kendi payına düşeni arttırmak için planlar yapar. Bu arada FBI ajanının da nefesini enselerinde hissederler. Ama bu yozlaşmış ajanın amacı bir tutuklama yapmak değildir. Bu düzenbaz ajan Taylor’ın suçu hakkındaki bilgilerini bir koz olarak kullanarak, haydutları daha büyük bir soygun planlamaya zorlar, bu seferki hedef yüksek profil bir nehir gazinosudur. Sonunda paranın kimde olduğu, kimin parada gözü olduğu ve nihayetinde paranın kimde kalacağı konusunda korkunç bir kargaşa yaşanır.

Yönetmen : Predrag Antonijevic
Oyuncular : Christian Slater, Val Kilmer, Daryl Hannah, Bokeem Woodbine, Balthazar Getty
Yapım : Aksiyon – Gerilim 2002 ABD

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Paris seni seviyorum 2006

11/8/2007
Kategori: sinema tv

Paris, je t'aime

"Paris, Seni Seviyorum" uzun zamandır yaşamadığımız bir keyfi bize yaşatıyor. Daha önce Filmekimi'nde gösterildiğinde kapalı gişe oynayan film bize aslında kısa filmin ne kadar zor yapılan ama doğru yapıldığında ne kadar da büyük bir şey olduğunu tekrar hatırlatıyor. "Paris, Seni Seviyorum" Coen'lerden Darren Aranofsky'e şimdiden sinema tarihine geçmiş pek çok yönetmenin Paris'i başrole koyduğu yalnızlık temalı filmlerinden oluşuyor.

20 film neredeyse bambaşka konuları, bambaşka bakış açılarıyla işlese de genel çerçevede izleyiciyi şaşırtan bir bütünlük ortaya çıkıyor. İster bir Fransız genciyle türbanlı bir Müslüman kızın aşkına bakalım, ister metro bekleyen, ortalama zekâya sahip gibi görünen bir Amerikalı'ya veya yedi sekiz yaşlarındaki çocuğunu yeni kaybetmiş bir anneye hepsinin temelinde aynı yalnızlık, modernizmin yarattığı aynı izolasyon yüzümüze çarpıyor. Aslında kimse hayatından memnun değilken elbirliğiyle bu hayatları sürdürmek için verdiğimiz traji-komik çabaya tanıklık ediliyor.

Yani iki yaz önce 100'lerce yaşlı insanın evlerinde sıcaktan ve bakımsızlıktan ölüp gittiği, çocuklarının ancak komşular haber verdiğinde anne babalarının ölümünden haberdar olduğu bir kentten bahsediyor film. Aşk filmlerinden hatırlarımızda kalan romantizmin sadece güzel bir masal gibi işitildiği; insanların büyük acılara, yokluklara ya da yoksunluklara mazhar olduğu gerçek bir Paris'ten...


İşte bu yüzden Paris'i seviyoruz diyor yönetmenler. Bu şehre berbat Fransızcanız, çirkin bedeniniz ve aptallıklarınızla yapayalnız bile gelseniz, eğer yeterince dinlerseniz Paris sizinle konuşur. Hüznü ve mutluluğu aynı anda, aynı yerde sunar ve sonra bir bakarsınız siz Paris olursunuz...

Film Paris'i boyalı aşk filmlerinden, kurmaca olduğu aşikar romantik komedilerden çok daha sevilesi, çok daha aşık olunası bir şekilde gösteriyor. Şehrin yara izlerini saklamaya ya da gömmeye çalışmıyor. Aksine film, tüm bu yaralarıyla Paris bir şenliktir diyor; tüm bu yaraları yüzünden Hemingway ya da Picasso gibileri delicesine bağlamıştır kendine...

"Paris, Seni Seviyorum" pürüzsüz kısa film biçemini perdeye yansıtıyor. Yer yer diyalogsuz hatta hikâyesiz filmler sunuyor bize ama her an sinema duygusunu geçirmeyi başarı



Yönetmen:
Olivier Assayas, Ethan Coen, Joel Coen, Wes Craven, Gérard Depardieu, Gus Van Sant, Tom Tykwer, Alexander Payne, Daniela Thomas, Christopher Doyle

Senaryo :
Gus Van Sant, Walter Salles Jr., Ethan Coen, Joel Coen, Alexander Payne, Vincenzo Natali, Sylvain Chomet, Gurinder ChadhaMüzik: Pierre Adenot, Tom Tykwer Oyuncular: Willem Dafoe , Maggie Gyllenhaal ,
 
Tür: Romantik Yapım: Fransa 2006 116 dakika (Renkli)

Dil:Fransızca, İngilizce

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Kabadayılar geliyor!

7/8/2007
Kategori: sinema tv

Şener Şen ve Kenan İmirzalıoğlu'nu bir araya getiren yeni sinema filmi "Kabadayı"nın çekimleri tamamlandı.

Sinemaseverler, Şener Şen’in Ali Osman, Kenan İmirzalıoğlu’nun ise Devran adlı farklı kuşaklardan iki "ağır abi"yi canlandırdığı "Kabadayı" filmini merakla bekliyor. Devleri buluşturan filmin çekimleri sona erdi.

Daha çekim aşamasında büyük ses getiren "Kabadayı" filminin çekimleri tamamlandı. Senaryosunu Yavuz Turgul’un yazdığı, Ömer Vargı’nın yönettiği, Mine Vargı’nın da yapımcı olarak imza attığı filmin 14 Aralık’ta vizyona girmesi planlanıyor.

40 kişilik oyuncu kadrosuyla yola çıkılan filmde, Türk sinemasına uzun yıllar emek veren Şener Şen’in yanı sıra, Kenan İmirzalıoğlu, Rasim Öztekin, İsmail Hacıoğlu, Aslı Tandoğan, Ruhi Sarı, Süleyman Turan, Candan Sabuncu, Samim Baki, Ulgar Manzakoğlu, Selma Kutlu, Rana Cabbar gibi başarılı isimler de rol aldı. Çekimlerden notlara gelince...

İsmail Hacıoğlu’na ve filmde sevgilisini oynayan Aslı Tandoğan’a çekimler boyunca özel dövmeler yapıldı. Dövmeler vücuda günlük uygulandı, alkol bazlı olduğundan set sonunda çıkarılabildi. İsmail Hacıoğlu’nun başına 450 değişik noktadan rasta takıldı. Bu işlem için Amerika’dan rasta örnekleri getirtildi, defalarca denemeler yapıldı. Hacıoğlu bunun için 10 saat kuaför koltuğunda kaldı.

Şener Şen çekimler boyunca kilosunu korumak için özel bir diyet uyguladı.

Aslı Tandoğan rolü için kumrallıktan vazgeçti ve "Karaca" rolüne tam uyum sağlamak için esmer oldu.

Yaklaşık yedi haftada çekilen film, patlama sahneleriyle başladı. Bunun için Türkiye’den 10 özel efekt uzmanı çalıştı. Filmde 500’ü aşkın figürasyon rol aldı. İki ayrı kamerayla çekilen film için 70 kişilik teknik ekip kadrosu, 32 ayrı mekanda çalıştı.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Anlat İstanbul

17/7/2007
Kategori: sinema tv

‘Anlat İstanbul’, İstanbul’da bir gece içinde geçen beş farklı hikayeyi işliyor. Beş ayrı yönetmenin çektiği film bu konuda da bir ilk olarak sinema tarihimize geçiyor.


Ümit Ünal, Kudret Sabancı, Selim Demirdelen, Yücel Yolcu ve Ömür Atay tarafından beyazperdeye aktarılan ‘Anlat İstanbul’un senaryosu Ümit Ünal’a ait...

Oldukça güçlü ve kalabalık bir oyuncu kadrosuna sahip olan filmde Altan Erkekli, Çetin Tekindor, Nurgül Yeşilçay, Güven Kıraç, Serkan Ercan, Mehmet Günsür, Nejat İşler, Şevket Çoruh, Fikret Kuşkan ve Azra Akın rol alıyor.

Masallar dünyasında geçen kent yolculuğunda, ‘Pamuk Prenses’, ‘Uyuyan Güzel’, ‘Fareli Köyün Kavalcısı’, ‘Külkedisi’ ve ‘Kırmızı Başlıklı Kız’ masallarının baş kahramanları İstanbul sokaklarında geziniyorlar. Her karakter filmde ayrı bir bölüm oluşturuyor.

Ümit Ünal’ın yönettiği bölümde çingene bir klarnetçi ‘Fareli Köyün Kavalcısı’, Kudret Sabancı’nın yönettiği ‘Pamuk Prenses’te, bir mafya babasının masum kızı, Beyoğlu’nda 8’inci cüceyle karşılaşıyor; Yücel Yolcu, bir fahişeden ‘Külkedisi’, Selim Demirdelen bir Boğaziçi yalısında delirmiş bir genç kadından ‘Uyuyan Güzel’ yaratıyor. Ömür Atay ise, ‘Kırmızı Başlıklı Kız’ı, hain kurtla uluslararası havaalanının parlak ışıklı ormanında buluşturuyor.

Filmin künyesi
Yönetmen: Ümit Ünal, Kudret Sabancı, Selim
Demirdelen, Yücel Yolcu, Ömür Atay
Senaryo: Ümit Ünal
Tür: Dram
Yapım: 2004 Türkiye

Oyuncular:
Altan Erkekli
Özgü Namal
Mehmet Günsur
Erkan Can
Azra Akın
Nejat İşler
Vahide Gördüm
Şevket Çoruh
Güven Kıraç
İsmail Hacıoğlu
Ayça Varlıer
Dj Bülent
Nurgül Yeşilcay
Bülent İnal
Erdem Akakçe
İdil Üner
Fikret Kuşkan
Serkan Ercan

Web Sitesi: www.anlatistanbul.com

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Mehmet Günsür'dan 'Dehşet Gecesi'

12/7/2007
Kategori: sinema tv

Genç oyuncu Mehmet Günsür'ün başrollerini Domiminic Swain, David Carradine ve Udo Kier'le paylaştığı Hollywood yapımı 'Dehşet Gecesi' adlı film 20 Temmuz'da vizyona girecek.

Türk seyircisiyle buluşan 'Ölümle Dans'ın ardından News Films International'ın yapımcılığını üstlendiği ikinci Türk-Amerikan ortak yapımı olan 'Fall Down Dead' adlı filmi John Keeyes yönetti.
 
'Kentte sık sık meydana gelen elektrik kesintileri sırasında korkunç cinayetler işleyen ve kurbanlarını klasik sanatçıların en ünlü yapıtlarına benzer sanat eserleri gibi görmesi nedeniyle basının "Picasso" adını taktığı katili' anlatan filmde, katilin peşine takılan dedektif Stefan'ı Mehmet Günsür canlandırıyor.
 
Filmde, ünlü edebiyat uyarlaması 'Lolita'daki rolüyle tanınan Dominic Swain bu cinayetlerden birine tanık olan garson Christie, David Carradine garsonun kaçarken sığındığı iş merkezinin güvenlik görevlisi, Udo Kier ise katil rolünde yer alıyor.

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

D-Smart tüketiciyi kandırıyor mu ?

3/7/2007
Kategori: sinema tv

Doğan Grubu ile Çukurova Grubu arasındaki restleşmede Mehmet Emin Karamehmet, savaş baltalarını gömdüğü yerden çıkartıp Aydın Doğan'ın üzerine gelmeye başladı.

Durum böyle olunca Karamehmet'in kruvazörü Akşam gazetesi bugün Aydın Doğan'ı D-Smart üzerinden vurdu.

D-Smart'ın tüketiciyi kandırdığını öne süren gazete, Digiturk ile Aydın Doğan'ın üzerine yürüdü...

İşte Akşam gazetesinde yer alan o iki haber:

D-Smart kandırıyor
Doğan Grubu’na ait D-Smart, gazetelere verdiği reklamlarla tüketicileri kandırmaya devam ediyor. Bir süredir bazı gazetelere verdiği reklamlarla ‘3 büyüklerin Avrupa Kupası maçları D-Smart’ta izlenir’ şeklinde duyuru yapan D-Smart gerçekleri saklayarak futbolseverleri yanıltıyor. Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray’ın 2007-2008 futbol sezonunda yapacağı Avrupa kupası maçlarının tamamını D-Smart’ın yayınlaması imkansız.

ŞAMPİYONLAR LİGİ STAR’DA

Fenerbahçe ve Beşiktaş, eğer ön eleme turlarını geçip Şampiyonlar Ligi’ne kalırlarsa bu maçlar, futbolseverler tarafından Şampiyonlar Ligi’nin yayın hakkını elinde bulunduran Star TV’den izlenecek. Bu iki takım ya da iki takımdan biri ön eleme turlarını geçemezse, UEFA Kupası’nda Galatasaray ile birlikte mücadele edecek. UEFA Kupası maçlarının çeyrek final ve sonrası SHOW TV tarafından yayınlanıyor. Yani futbolseverler UEFA Kupası’nda Türk takımlarının çeyrek final ve sonrası maçlarını yalnızca SHOW TV’den takip edecek.

‘TÜM AVRUPA MAÇLARI’ YALANI

Ayrıca Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’ın gerek Şampiyonlar Ligi ön eleme gerekse UEFA Kupası ön eleme, birinci tur ve grup maçlarında dış saha maçlarının programı henüz belli olmadı. Bu dış saha maçlarının yayın haklarının satışları tek tek yapılacağı için hangi kanalın naklen yayın yapacağı da henüz belli değil. Kısacası D-Smart üç büyük kulübün Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası ön eleme turu maçlarını ve UEFA Kupası’nda kendi sahalarında yapacağı maçları naklen yayınlayabilecek. Yani üç büyüğün ‘tüm Avrupa maçları’nı naklen yayınlaması söz konusu değil.

MAÇLAR ÜCRETLİ Mİ OLACAK?

Bu arada bugüne kadar sadece 12 bin adet kutu satışı yapan D-Smart’ın tüm bu maliyetleri nasıl karşılayacağı da akıllara gelen bir başka soru. Bu maçların reklam geliri ile maç yayınının maliyetini kurtarılamayacağı gözönüne alındığında ‘D-Smart’ın yayınlayacağı maçlar ilerde ücretli mi olacak?’ sorusu gündeme geliyor. D-Smart’ın reklamlarında ne maç ücreti ne de şifre konusunda hiçbir açıklayıcı bilgi yer almıyor. Yani D-Smart reklamlarında eksik bilgi vererek tüketiciyi yanıltıyor.

Bu ilk aldatmaca değil

DOĞAN Grubu’na ait D-Smart, tüketicileri ilk kez de aldatmıyor. Doğan Grubu’na ait gazetelerde daha önceden çıkan haberlerde D-Smart’ın Turkcell Süper Lig maçlarının yayın hakkı için başvuruda bulunduğu açıklanmıştı. Oysa Turkcell Süper Lig’in yayın hakları 2010 yılı sezonu sonuna kadar DIGITURK’te bulunuyor. Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy da bu konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada 2010 yılına kadar Turkcell Süper Lig’in yayın haklarının DIGITURKíte bulunduğunu belirterek tartışmaya son noktayı koydu.

D-Smart alan bin pişman

BUGÜNE kadar D-Smart alanların şikayetleri de bitmek bilmiyor. İnternetteki tüketici dernek ve oluşumlarının sitelerinde D-Smart abonelerinin şikayetleri arka arkaya sıralanıyor. ‘D-Smart aldıklarına bin pişman olduklarını’ dile getiren D-Smart aboneleri özellikle Türksat uydusundaki tüm kanalları izleyememekten şikayetçi. İngilizce yayın yapan kanallarda Türkçe altyazı olmadığını dile getiren D-Smart kullanıcıları kanalların güncellenmediğinden de oldukça şikayetçi.

Beşiktaş yeniden masaya oturacak

GALATASARAY Yönetiminin D-Smart’la yaptığı anlaşma karşılığında Lincoln’ü transfer etmesi Beşiktaşlı yöneticileri de harekete geçirdi. Beşiktaş Yönetim Kurulu Üyesi Halim Aydın konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Beşiktaş Türkiye’nin ve Türk Futbol tarihinin en eski kulübü. BJK TV’ile ilgili geçmişte yapılmış bir yanlış anlaşma varsa bunlar karşılıklı anlaşılarak düzeltilir. Eğer Galatasaray Kulübü’ne Galatasaray TV ile D-Smart arasında yapılan anlaşma karşlığında bir futbolcu transferi sözü verildiyse bu Beşiktaş Kulübü’ne de verilmeli. Dediğim gibi önce Beşiktaş vardı. Galatasaray’a bu söz verildiyse Beşiktaş’a da verilmeli. Ben burada bir yönetici olarak konuşmuyorum. Sıradan bir Beşiktaşlı olarak konuşuyorum. Her şeyden önce Beşiktaş’ın menfaatleri gelir. Doğan Medya Grubu ile oturulmalı ve yapılmış bir yanlış varsa bu düzeltilmeli” diye konuştu.

YIL SONUNDA BİTİYOR

Beşiktaş kulübü yöneticileri, siyah beyazlı kulübün Galatasaray Kulübü’nün D-Smart’la yaptığı sözleşme ile Beşiktaş Kulübü’nün Doğan Medya Grubu ile yaptığı sözleşmenin birbirinden çok farklı olduğunu ifade ettiler.

Beşiktaşlı yöneticiler Galatasaray’ın D-Smart ile geniş kapsamlı bir anlaşma yaptığını, Beşiktaş’ın ise kulübün menfatlerini doğrultusunda böyle bir anlaşma yapmasının mümkün olmadığını dile getirdiler. Galatasaray Kulübü’nün reklam gelirlerini de D-Smart’a verdiğini söyleyen Beşiktaşlı idareciler, Beşiktaş Kulübü yönetiminin de bu yıl sonunda Doğan Medya Grubu ile tekrar masaya oturacaklarını ve BJK TV’nin yayını konusunda kararlar alacaklarını söylediler.

Son yılların en büyük fiyaskosu: D-Smart - Burhan Ayeri

Doğan Grubu’nun vatandaşa kazıklarından biri D-Smart. Yoğun kampanyalarla desteklenen ve Türkiye’deki en önemli uydu alıcılarını üreten firmalara bile baskı yapılarak imal edilen kutuları alanların tamamına yakını perişan. ‘250 milyona bu iş tamamdır’ diye sunulan paketlerde bugün gelinen nokta 400-450 milyon. Haydi bu parayı ödediniz diyelim, başınıza geleni sonradan fark ediyorsunuz. En büyük hastalık, kanal değiştirmek. Çünkü dağıtılan uzaktan kumandalar, kutuya hükmedemiyor. ‘Parmaklarımız tutuldu, yine de başaramadık’ diyenler çoğunlukta’.

Çocukların protestosu

Kutuları satarken, “Yepyeni filmler ve diziler var. Çocuk kanallarında en önemli çizgi filmleri izleyeceksiniz” denmesine rağmen aynı yapımlar tekrar tekrar yayınlanıyor. Tıpkı büyükleri için gösterime sokulanlar gibi. DIGITURK’ün kanal zenginliğini görmezden gelip, bip atanların yarattığı mutsuzlar topluluğunun sayısı bereket fazla artmıyor. Çünkü, kazayla D-Smart alanlar arkadaşlarına ‘Aman ha sakın almayın’ diyorlar.

Herkese çamur atma

D-Smart yetkilileri kendi portföylerini zenginleştirip yayınlarını düzelteceklerine, en başta DIGITURK olmak üzere, rakip gördüklerine bip atmaktan geri kalmıyorlar. Turkcel Super Ligi futbol maçlarının 2010 sonuna kadar DIGITURK’te olduğunu bile bile “2008’de yayın bize geçiyor” diyecek kadar yalancılar. Hatta, gruplarının televizyon eleştirmenlerini bile, yalanlarına ortak ediyorlar. Özetlersek, D-Smart bu haliyle tam bir fiyasko. Teknik anlamda ve içerik olarak çağdışı. Tek üstünlükleri, rakip gördüklerine avuç avuç çamur atmak!




DIGITURK trilyonlar veriyor yıldızlar Türkiye’ye geliyor
TÜRKİYE’nin dijital yayın platformu DIGITURK, Türk futboluna bugüne kadar 1.2 milyar YTL kaynak sağlarken, önümüzdeki 3 yıl boyunca yapacağı katkı da göz önüne alındığında bu tutar yaklaşık 2.1 milyar YTL’yi bulacak. DIGITURK’un yaptığı bu ödemelerle Roberto Carlos, Lincoln, Ricardinio, Delgado, Alex gibi dünya futbolunun yıldızları Türk kulüplerinin kadrolarında yer alıyor. DIGITURK 2000-2001 sezonunda 41.4 milyon YTL, 2001-2002 sezonunda 124.8 milyon YTL, 2002-2003 sezonunda 180.5 milyon YTL, 2003-2004 sezonunda 230.3 milyon YTL, 2004-2005 sezonunda 179.6 milyon YTL, 2005-2006 sezonunda 235.3 milyon YTL ve 2006-2007 sezonunda ise 254.7 milyon YTL ödeme yaptı. 190 milyon YTL’lik KDV ödemesi de eklendiği zaman DIGITURK’ün toplam ödemesi 1.2 milyar YTL oldu.

Destek sürecek

DIGITURK Turkcell Süper Lig’in yayın hakkını elinde bulundurduğu 2007-2008, 2008-2009 ve 2009-2010 sezonları için toplam 903 milyon YTL ödeme yapmayı öngörüyor. Digiturk böylece 10 yılda futbola 2.1 milyar YTL’lik katkıda bulunmuş olacak.

DIGITURK’le devam

DIGITURK, Turkcell Süper Ligi’nin naklen yayınını 3 sezon daha sürdürecek. 2007-2008, 2008-2009 ve 2009-2010 sezonlarının naklen yayın hakkı DIGITURK’de bulunuyor. Dünyaca ünlü yıldızlar 3 yıl boyunca DIGITURK ekranlarında olacak. DIGITURK Fortis Türkiye Kupası maçlarını da yayınlıyor.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Cem'in hamam sefası

27/6/2007
Kategori: sinema tv


Avrupalı hamamda

  Sinan ÖZBALKAN
 "Avrupalı" filminin çekimlerine, sıcaklığın 35 dereceyi bulduğu önceki gün tarihi Cağaloğlu Hamamı'nda devam edildi.

"Avrupalı" filminin çekimlerine, sıcaklığın 35 dereceyi geçtiği, uzmanların "dışarı çıkmayın" uyarısında bulundukları önceki gün tarihi Cağaloğlu Hamamı'nda devam edildi. Ekibin hayli zorlandığı çekimlerde, filmin başrol oyuncusu Cem Davran da yüksek tansiyon sorunu yaşadı. Hamam sahneleri tüm bu krizlere rağmen yine de aksatılmadan tamamlandı.

hürriyet Kelebek

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı


Google



Canlı yayında mikrofon kazası.
Saçı takıldı canım önemli değil..!


Aşk ama görmek lazım
müzik klip



İsmail YK
Nerdesin


Doğuş
Bozuk


Salim
Alo






oyun komedi sohbet
eXTReMe Tracker

counter
counter

Powered by  MyPagerank.Net


Add to Technorati Favorites Technorati Profile