Ağzınızdaki bakteriler şişmanlatıyor
13/7/2009
Amerikalı araştırmacıların yaptığı çalışmada, bazı ağız bakterilerinin insanları daha şişman yaptığı tespit edildi.
Journal of Dental Research isimdi dergide yayınlanan çalışmada, bilimadamları, obeziteyle savaşmanın yeni yollarını buldular. Bunu kanıtlamak isteyen araştırmacılar, aşırı kilolu kadınların tükürüğündeki bakteri popülasyonunu ölçtüler. Vücut kütle endeksi 27-32 arasındaki 313 kadından tükürük örneği toplayan araştırmacılar, DNA prob analizi aracılığıyla bakteri nüfusunu ölçtüler. Bu rakamları dişeti hastalığı çalışmalarına katılan 232 sağlıklı bireyden alınan verilerle karşılaştırdılar.
Bu verilerin analizi sonucunda, tükürüğün bileşimindeki bakterilerin aşırı kilolu kadınlarda değişiklik gösterdiğini tespit ettiler. Bu bakteri türlerinin aşırı kilolu olmanın biyolojik göstergeleri gibi davrandığını belirttiler.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Uzun yaşamanın sırrı. Anti Aging
9/3/2009Bilim adamlarının gençliği korumanın sırrını keşfetmek için uzun yıllardır yaptıkları yoğun araştırmalar sonucu yeni bir yöntem ortaya çıktı: Anti-Aging. Bu yöntemin hedefi, uzun yıllar gençliğinizi korumak ve fit kalmanızı sağlamak! 
Anti-Aging yöntemine göre, önemli olan ne kadar uzun yaşadığınız değil, bu yaşadığınız süreyi ne kadar kaliteli değerlendirdiğiniz! Artık şunu biliyoruz ki gençliği uzatıp yaşlanmayı geciktirmek mümkün. İnsan ömrü 125 yaş sınırlarını zorlayacak yakında. Hem de ileri yaşlarda, orta yaşlıların dinçliği ve zindeliğiyle! Bunu başarmak için yapmanız gereken, bilince dayalı sağlıklı bir yaşam tarzını benimsemek ve Anti-Aging uzmanı doktorunuzun önerilerini dikkate almak.
Yaşlanmanın pek çok sebebi var, ama en önemli 3 faktörü büyük ölçüde kontrol edebiliriz: Serbest radikaller, hormonların azalması ve sağlıksız yaşam. Siz de bu faktörlere savaş açarak, uzun yıllar gençliğinizi koruyabilirsiniz.
NE YAPMALI?
Bedenin serbest radikallerle savaşan üç grup savunma hattı vardır.
1. Birinci hatta enzim sistemleri yer alır. Bunlar DNA’da mevcut olan bilgilere göre beden tarafından üretilen moleküler araçlardır. Bu enzimler serbest radikalleri uzaklaştırır veya bunların “dikenlerini” köreltirler.
2. İkinci hatta, bedende üretilen çok çeşitli biyomoleküller yer alır;bunlar kendi elektronlarını vermek suretiyle serbest radikallerin elektron açlığını giderirler. Bu moleküller, hücre dışı serbest radikal etkisizleştiricileri olarak bilinir. Bunlar kendilerini feda ederek hücre içinde yaşamsal önem taşıyan moleküllere, onların olmak üzere bir elektron verirler.
3. Savunmanın son hattını besinler–bedenin dışardan hazır olarak aldığı maddeler- oluşturur. Bu takviye güçler de kendilerini feda ederek işlev görürler. Birinci gruptaki enzimler vücudumuzun doğal işleyişi içinde yer alırlar eğer dış etkiler sebebiyle (sigara, kirli hava soluma, stres yoluyla biriken toksik yük) yetersiz kalmışsa Bio-Oksidatif tedaviler sınıfına giren ozon/oksijen tedavisi gibi yöntemlerle takviye etmek gerekebilir.
Bu enzimler, üçüncü grupta geçen ve dışardan hazır olarak alınan besinler ve kendilerini feda ederek etki gösteren biyokimyasal maddelerden (vitaminler gibi) bin kat daha etkilidir. Örneğin, E vitamini yırtıcı bir açlık içinde bulunan bir serbest radikali doyurmak için bir elektronundan vazgeçer ve böylece aslında kendisi bir serbest radikal haline gelir.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Mehmet Öz gençlik iksiri yeşil çay
9/3/2009
Prof. Mehmet Öz 'ün kendi formülü olan gençlik iksiri "yeşil içecek" tüm dünyada moda haline geldi.
Evinizde bu karışımı hazırlayabilmeniz için Prof. Mehmet Öz , gençlik iksirinin formülünü açıkladı.
Bu gençlik iksirinin günde 3-4 bardak içilmesi tavsiye ediliyor, kilo aldırmayan doping etkisi yapan ve uzun bir yaşam sürmenizi sağlayan gençlik iksiri yeşil içecek formülü anti-aging ilacı olarak da kabul edilmekte.
Sekiz ayrı sebze ile hazırlanan karışım, bağışıklık sisteminizi kuvvetlendiriyor, gençlik iksirinin içinde bulunan antioksidanlar uzun ve genç bir hayat sürmenize yardımcı oluyor.
Gençlik iksiri yeşil içecek genç- yaşlı herkes tarafından tüketilebilir. Bu karışım diyet yapanlara da yardımcı oluyor, beslenme ihtiyaçlarını karşılıyor. Prof. Dr. Mehmet Öz "Benim amacım ev kadınlarını beslenme eğitmek. Çünkü, onlar eşlerine ve çocuklarına bakıyor. Kadınları eğitimi ile toplumun çoğunluğuna sağlık bilinci kazandırmamız mümkün" diyor.
Gençlik iksiri yeşil içeceği nasıl hazırlayacaksınız?
Aşağıdaki sebzeleri rondodan geçirerek sularını çıkardıktan sonra günde 3-4 bardak içebilirsiniz.
* 2 kâse taze ıspanak (İyice yıkanmış ve çiğ olarak).
* 1 tutam maydanoz.
* 2 adet salatalık.
* 3 taze kereviz sapı.
* yarım çorba kaşığı kaşığı taze kabuğu soyulmuş zencefil kökü.
* İki adet elma.
* 1 tutam tarçın.
* Yarım limonun suyu
Prof. Dr. Mehmet Öz
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Gögüs kanserine pembe isyan
19/9/2008Göğüs kanserine dikkat çekmek için objektif karşısına geçen ünlü isimler Meme Vakfı’nın simgesi pembe kurdele ve aynı renkli aksesuvarlarla çıplak poz verdi 
YEŞİLÇAM’IN ünlü aktrisi Hülya Koçyiğit ile sinemanın genç yüzleri Tuba Büyüküstün, Ceyda Düvenci ve Burcu Kara’nın da aralarında bulunduğu ünlü isimler Meme Vakfı yararına bir projeye imza attı. Fotoğrafçı Bennu Gerede’nin objektifi karşısına geçen kadınlar göğüslerini kapatan pembe aksesuvarlarla poz verdi.
EKİM AYINDA SERGİLENECEK
Büyüküstün’ün ve diğer isimlerin fotoğrafları ‘Rowenta ile Pembe Hayat’ sergisi adı altında ekim ayında İstanbul İstinye Park Alışveriş Merkezi’nde sergilenecek. Pembe kurdele, kelebek, fular gibi değişik aksesuvarlarla meme sağlığına dikkat çekmeye çalışan ünlüler, vakfın projelerini de anlatarak önemli bilgilere dikkat çekecek. Televizyon, sinema, basın ve müzik dünyasının sevilen isimleri, meme kanseri nedeniyle kendi hayatlarından gerçek hikayeler de anlatacak
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
sigarayı bırakma yöntemleri
17/10/2007Sigarayı bırakmak sanıldığı kadar zor değil. Uygulanan çeşitli yöntemler sayesinde bir hafta ile üç ay arasında sigaradan kurtulmak mümkün
Cem Yılmaz, Yılmaz Erdoğan, Demet Akbağ, Esin Maraşlıoğlu, Şafak
Sezer, Cefi Kamhi, Orhan Gencebay, İbrahim Tatlıses, Lale Mansur, AKP
Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Hollywood yıldızları Sean Penn,
Cameron Diaz ve Sharon Stone... Bu isimlerin ortak noktası 'eski' bir
sigara tiryakisi olmaları... Gençler arasında kullanımı hızla artan
sigaranın, ilerleyen yaşlarda ciddi sağlık sorunlarına neden olduğunu
artık bilmeyen yok. Ama başlamak ne kadar kolaysa, bırakmak da o kadar
zor sanılıyor. Oysa birbiri ardına çıkan yeni yöntemlerle sigarayı
bırakmak isteyenler bir haftadan üç aya kadar mutlu sona kavuşabiliyor.
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi Sigara Bırakma Merkezi'nden Prof.
Dr. Bülent Tutluoğlu, bu yöntemlerle ilgili bilgi verdi:
Nikotin replasmanı (yerine koyma): Sakız,
bant, sprey, elektronik sigara (ruyan) şekillerinde uygulanabiliyor.
Tedavi 3 ay sürüyor. Nikotin bandı kullanılan sigara miktarına göre
ayarlanıyor. Kolun kılsız bölgesinde her gün değiştirilerek
kullanılıyor. Başarı oranı yüzde 40-45. Yüksek dozdan başlayarak,
haftalık dozlar azaltılarak tamamlanıyor. Kişi günde 15'ten fazla
sigara içiyorsa en yüksek, 15'ten az içiyorsa düşük doz kullanıyor.
Elektronik sigara (ruyan):
El ve dudak alışkanlığı olanlarda yararlı. Bir türlü bırakamayanlar
için geliştirilen elektronik sigara, yine normal sigara gibi nikotin ve
bunun yanı sıra duman ve aroma içeriyor. Toplam 4 aylık tedaviye 16
mg.'lık kartuştan başlanıyor. Zamanla dozaj azaltılıyor. Başarı oranı
yüzde 80.
Bupropion (ZYBAN): üç gün, günde bir ilaç
alınması ile tedavi başlıyor. 4. günden sonra sabah ve akşam olmak
üzere ilaç günde iki kez alınıyor. 2 ay kullanılması öneriliyor. Kişi,
tedavinin ilk 10 günü sigara içebiliyor. 10. günden sonra sigara
bırakılıyor ama ilaç kullanılmaya devam ediliyor. Beyinde nikotin
reseptörlerini doyuran ilaç, bıraktıktan sonraki dönemde kişide nikotin
alıyormuş etkisi veriyor. Bazı kişilerde uykusuzluk ve alerjik
yakınmalara yol açıyor. Tedavi 28-60 gün arasında yapılıyor. Başarı
oranı yüzde 40.
Sakız: Sakızda doz ayarlamak mümkün
değil. Kişi 2 mg'lık sakızlardan gün içinde 8-10 defa çiğniyor. Ağzında
emerek nikotini alıyor. Bu 5-10 dakika sürüyor. Konsantrasyon kaybı ve
terleme gibi yan etkiler gözlenebiliyor. 4-8 hafta süren tedavinin
başarı oranı yüzde 15-25 arasında. Normal ihtiyaç halinde bantlara ek
olarak ya da yoksunluk sendromu ortaya çıktığında da kullanılabiliyor.
Akupunktur: Sigara
içenlerde serotonin-endorfin salgılama işini sigara üstlendiğinden
vücut, otonomisini kaybeder. Akupunktur ile tedavi, kişinin sigara
içmemekten dolayı oluşabilecek şikayetleri ortadan kaldırır. Böylece
sigara içmemeye karar vermiş olan kişi, bunu hiç zorlanmadan başarır;
çünkü akupunktur tedavisi beyni yeniden sigaraya gerek duymadan
serotonin ve endorfin salgılaması için uyarır ve beyin eski otonomisini
kazanır. Ancak sigara bırakma yöntemleri arasında yararlı olduğuna dair
bilimsel çalışma yok.
Hipnoz: Transa geçen tiryakilere
uyku halinde çeşitli telkinlerde bulunulup öneriler yapılıyor. Olumlu
ve olumsuz fotoğraflar gösterilip psikolojik yönden sigaranın zararları
konusunda beyne veriler işlenmeye çalışılıyor. örneğin, 'sigara insanı
gevşetip, rahatlatır' düşüncesi yerine 'sigara hastalık ve rahatsızlık
demektir' fikri aşılanıyor.
Biorezonans: Biofiziksel
olarak sigara içimi engelleniyor. Tedavi öncesinde cep telefonu gibi
elektromanyetik etkenlerden vücut arındırılıyor. BİCOM cihazının giriş
kupasına içilen sigara ve tükürük içeren bir mendil yerleştiriliyor. Bu
tükürük örneğinden ve sigaradan cihaz frekans kodunu okuyor. Ellere ve
başa kablolu elektrotlar bağlanıyor. Cihaz, giriş kupasından okuduğu
frekans kodunu ters çevrilmiş olarak, bu elektrotlar sayesinde
uygulanan kişinin bedenine iade ediyor. Dolayısıyla frekans (titreşim)
ters frekansla karşılandığı için sıfırlanıyor. Tedavi sonrası, tıpkı
sigara içmeyen kişilerde olduğu gibi, sigara artık yabancı bir madde
olarak algılanıyor. 45 dakikalık seansta çoğu kişi sigarayı bırakıyor.
Yöntem hamile kadınlar ya da kalp pili kullananlara önerilmiyor.
Yardımsız Bırakanlar
Yardım almadan sigarayı bırakan ünlü isimlerden Orhan Gencebay, 16 yıllık tiryakilik döneminin ardından kalp ritmi bozulunca sigaraya veda etmiş. 1981 yılına kadar günde 1.5 paket sigara içen Gencebay, sigarayı bıraktıktan sonra bir daha hiç başlamamış. Halkla İlişkiler Uzmanı Betül Mardin, sigara içmeye 20 yaşında başlamış. İki kez sigarayı bırakmış; fakat iradesine yenilip tekrar başlamış. 1991 yılında Viyana Opera Balosu'nun açılış konuşmasını yaparken sesinin kısılması üzerine, bir daha başlamamak üzere sigarayı bırakmış. Oyuncu Müjde Ar, sigarayı 1984 yılında bırakmış. önce akupunktur tedavisini deneyen, ancak başarılı olamayan Ar, ABD'ye gittiğinde Amerikalılar'ın sigarayı içmeyip, gelişmekte olan ülkelere sattığını anlamış. Bu geziden sonra da sigarayı bırakmış. 30 yıl boyunca günde 4 paket sigara içen karikatürist HasletSoyöz ise bundan 3 yıl önce Hepatit B aşısı olunca sigarayı bırakmış. Soyöz şimdilerde, 30 yıl sigara içtiği için kendisinden utanıyor.
Nikotin bağımlılığınızı ölçün (Fagerström Tolerans Testi)
1. İlk sigaranızı sabah kalktıktan ne kadar sonra içersiniz?
a. 30 dak. sonra b. 30 dak. içinde (b cevabı için 1 puan veriniz)
2. Yasaklanan yerlerde (hastane, kütüphane, tiyatro vs.) sigara içiyor musunuz? a. evet b. hayır (a için 1 puan veriniz)
3. Hangi sigara sizin için daha zevkli ve tatmin edici?
a. sabahleyin içilen ilk sigara hariç diğerleri b. sabah içilen ilk sigara (b için 1 puan veriniz)
4. Günde kaç sigara içiyorsunuz?
a. 1-15 b.16-25 c. 26 veya fazla (a için 0, b için 1, c için 2 puan veriniz)
5. Sabahları günün diğer yarısından daha fazla mı sigara içiyorsunuz?
a. evet b. hayır (a için 1 puan)
6. çok hasta olduğunuzda sigara içer misiniz?
a. evet b.hayır (a için 1 puan)
7. Kullandığınız sigaranın nikotin seviyesi nedir?
a. düşük b. orta c. yüksek (a için 0, b için 1, c için 2 puan veriniz)
8. Sigaranızdan ne sıklıkla nefes çekersiniz?
a. hiç çekmem b. bazen c. sürekli (a için 0, b için 1, c için 2 puan veriniz)
Nikotin
bağımlılığının değerlendirilmesinde CO ölçümü, nikotin ve yıkım ürünü
olan nikotinin ölçümleri yanında bugün en çok kullanılan yöntem
Fagerström yazılı testidir. Bu test ile uzman bir tiryakinin nikotin
bağımlısı olup olmadığını anlar ve etkili bir sigara bıraktırma
programı konusunda plan yapar. Testte 8 soru bulunmakta. Maksimum skor
11 olup, 7 veya daha fazla bir skor yüksek nikotin bağımlılığının bir
göstergesidir. Bu kimselerde fazladan desteğe ve nikotin replasman
tedavisine ihtiyaç vardır.
Bırakmak için zihinsel hazırlık aşamaları
Sigarayı bırakmada en önemli nokta sigarayı tam anlamıyla beyninizde bitirmenizdir. Eğer bir yanınız sigarayı bırakmak isterken bir yanınız 'bu işten keyif alıyorum ne olacak canım, arada tek-tük sigara içeyim' derse, içmek isteyen tarafınız galip gelir ve düşündüğünüz gibi tek-tük değil, eskiden içtiğiniz tempoda sigaraya devam edersiniz. Bu kez gerçekten kararlıysanız aşağıdaki aşamaları uygulayın:Başarı formülü 1.basamak: Sonuçları bilmek 2.basamak: Eyleme geçmek 3.basamak: Başarı ya da başarısızlığı mümkün olan çabuklukta gözlemleyebilmek 4.basamak: Şayet hedefe ulaşamadıysanız, istediğinizi elde edinceye kadar davranışlarınızı değiştirebilme esnekliğine sahip olabilmek
Başarıya götürecek temel özellikler:
1- Hırs 2- İnanç 3- Strateji 4- Değerlerin açıklığı 5- Enerji
Yakınlarınızı işin içine katın:
* Sigarayı bırakma tarihiniz üzerine bir arkadaşınızla bahse girin.
* Eşiniz veya arkadaşınızın sizinle birlikte sigarayı bırakmasını sağlayın.
* Ailenize ve arkadaşlarınıza sigarayı belirli bir tarihte bırakacağınızı söyleyin.
Sigaraya ulaşma imkanlarınızı kısıtlayın:
* Kartonlarca sigara almaktan vazgeçin. Diğer bir paketi almak için öbürünün boşalmasını bekleyin.
* Evde ve işyerinizde üzerinizde sigara bulundurmaktan kaçının.
Markaları değiştirin:
* İçimini kötü bulduğunuz bir sigaraya geçiş yapın.
* Hedeflediğiniz bırakma tarihinden birkaç hafta önce katranı ve nikotini düşük bir sigara markasına geçin. Ancak bunlarla miktarı arttırmayın, daha derin nefes almayın.
İçtiğiniz sigaraların sayısını azaltın:
* Sigaranın yarısını için.
* Her gün ilk sigaranızı birer saat erteleyin.
* Gün boyunca kaç sigara içeceğinizi kararlaştırın. Ekstra sigara için kendinizi cezalandırın.
* Gerçekten çok istediğiniz bir sigarayı için. Alışkanlığınız yüzünden sigara yakmak üzere olduğunuz anları yakalayın.
Sabah
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Hastalara sanal vizite
5/8/2007
Cep telefonundan ve cep bilgisayarından hastaların yoğun bakımdaki sağlık durumları bundan sonra 24 saat gözlenebilecek. Böylece hekim, hastaların tüm vücut fonksiyonlarından anında haberdar olacak
Ünlü kalp cerrahı Prof. Dr. Bingür Sönmez'in öncülüğünde geliştirilen sistemle Memorial Hastanesi'nde yoğun bakımdaki hastalara sanal ortamda vizite hizmeti sağlanıyor. Dışarıda, araçta, hatta yurt dışındayken de ameliyat ettiği hastaları takip etmek istediği için bu yönteme ihtiyaç duyduğunu belirten Prof. Dr. Sönmez, "Hastalara sanal vizite yapıp bir de aynı anda telefonla konuşursam çok mutlu oluyorlar. Moral desteği sağlamış oluyorum" diyor.
HİZMET KALİTESİ ARTIYOR
"Hasta biliyor ki doktoru onu 24 saat izliyor. Bu durum bir güven duygusu veriyor. Üstelik hemşireler de benim onları izlediğimi bildiklerinden, yapılan bakım çok daha kaliteli oluyor" şeklinde konuşan Prof. Dr. Sönmez, uygulamanın tamamlayıcı tedavi yöntemlerinden biri olduğunu vurguluyor. Türkiye'de ilk kez uygulanan sanal ortamda hasta vizite sisteminin nasıl işlediğini Prof. Dr. Sönmez şöyle anlatıyor: "Hastanedeki acil servis, kardiyoloji ve cerrahi yoğun bakımlar ile servisler ve ameliyathanelerin aktif video kameraları bir network ile birbirine bağlandıktan sonra biyomedikal bölümündeki merkez bilgisayara bağlanıyor. Hastane içinde kablolu ya da kablosuz internet erişimi ile hastane dışında dünyanın GSM'i destekleyen her noktasından GPRS'le iletişime girebilen cep telefonu aracılığıyla tüm hastaların görüntülerine ulaşılabiliyor."
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Yeşilçay mucizesi
21/7/2007YEŞİL ÇAY İLE İLGİLİ YAPILAN BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR VE HABERLERDEN BAZI KESİTLER
- -Dr Lesley A.Mitscger’in “Yeşil Çay Kitabı”adlı çalışmasında “Uzakdoğu Paradoksu” ile yeşil çay arasında bağlantı kuruyor.Çin ve Japonya’da büyük ölçüde sigara tüketildiğine ancak kalp damar rahtsızlıklarının yaygın olmadığına değiniyor.Mitscher ,”Yapılan araştırmalara göre bunun nedeni yeşil çayın kolesterol ve yağ değerlerini iyileştirmesi,tansiyonu düzenlemesi ve damar sertliğini önlemesidir”diyor.Ayrıca ABD’de yapılan Hücre Biyolojisi Kongresi’nde de Purdue Üniversitesi’nden araştırmacı Dorothy Moore ve D.James Moore yeşil çayın kanser hücrelerinin oluşmasını önlediğini ve kanserli hücreleri öldürdüğünü bilimsel olarak açıklamışlardır.İki araştırmacı yeşil çayın yapraklarında bulunan EGCg adlı bileşimin özellikle göğüs,prostat ve kalın bağırsak kanserini önlediğini kaydederek günde dört bardak yeşil çay içenlerin korunduklarını belirtmişler.
- -Case Western Üniversitesi uzmanları tarafından yapılan araştırmaya göre günde 4-5 fincan yeşil çayın kanserden koruyucu etkisi var.Dr.Ender SARAÇ,mayalanmış siyah çaydan elde edilen yeşil çayın vücut üzerindeki etkisi hakkında bilgi verdi :”Yaşlanma ve yıpranmaya yol açan maddelerin vücuttan temizlenmesine yardımcı oluyor.Kan kolesterolü ve lipid düzeyini normal sınırlarda tutmaya yardımcı olup kalp sağlığını koruyor.Yeşil çayda bulunan polifenol ve kateşin adı verilen maddeler tümör oluşumuna yol açan maddeleri yok ediyor.Yeşil çay yaygın olarak içilen Asya ülkelerinde Batı’ya oranla kanser vakalarının daha az olduğu biliniyor”.
- -“Yumurtalık Kanserine Yeşil Çay”
Yeşil çayın bir faydası daha ortaya çıktı.Avustralya’daki Curtin Üniversitesi’nde görev yapan bir grup bilim adamı,Çinli uzmanlarla ortaklaşa yürüttükleri araştırma sonunda,her gün yeşil çay içen kadınların yumurtalık kanserine yakalanma riskini %60 oranında azaldığını çıkardılar.
Yararları saymakla bitmeyen yeşil çay,kadınların KİLO dertlerine de çözüm.Çay idrar söktürücü özelliğinden dolayı zayıflama rejimlerine yardımcı oluyor.
- -“CHICAGO – 15-08-2000 – Bilim adamları yeşil çayın cilt kanseri riskini önlediğini saptadılar”
Daha önceki araştırmalarda yeşil çayın içinde bulunan polifenol maddesinin,kanser tümörlerinin etrafında oluşan ve tümörleri besleyen kan damarlarını tıkadığı belirlenmişti.Fareler üzerinde araştırma yapan bilimadamları,yeşil çayın cilde sürülen kremlerde kullanılmasıyla da cilt kanserine karşı tedbir alınabileceğini kaydettiler.Bu konuda yapılan araştırmaya ilişkin rapor,merkezi Chicago’da bulunan Amerikan Sağlık Birliği’nin yayın organı “Archives of Dermatology”de yayımlandı.
Kanserin en önemli nedenlerinden biri vücudumuzdaki serbest radikallerdir.Günde içilen 2-3 bardak (TABLET) yeşil vücudumuzun serbest radikallerinden arınmasına yardımcı olur.Yeşil çayın çokca tüketildiği uzakdoğu ülkelerinde kanser daha ender görülür.Bir bitki kimyasalı olan kateşin çok güçlü bir antioksidandır ve yeşil çayda bol miktarda bulunur.Çin’de yutak kanseri yeşil çay içenlerde %50 daha düşük görülür.Kateşin kolesterol düzeyini düşürür..Anterasiklerozu(damar sertliği),diş çürümesi ve dişeti hastalıklarını önlemede yardımcı olur.
-“Yeşil Çay Koruyor”
Taze yeşil çaydaki polifenolik maddelerin,kanser riskini azaltmada önemli etki gösterdiği belirtildi.Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç.Dr. İ.Sait DOĞAN,son yıllarda yapılan araştırmalarda yeşil çayın insan sağlığına olumlu etkiler yaptığını,özellikle kanser tedavisinde kullanılabileceğini belirtti.
Doç.Dr. DOĞAN ,”Araştırmalara göre yeşil çaydaki polifenolik maddeler antioksidan özelliğe sahip olduklarından kanser riskini azaltmada müspet etki gösteriyor”dedi.
Tokyo Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmada,yeşil çayın kanser ve kalp hastalıkları gibi çok sayıda hastalığa karşı etkili olmasının sebebi ECGC maddesi olduğunu söyleyen Doğan,”ECGC’nin akciğer,mide,kolon,karaciğer ve cilt kanserlerini önleyici etkisi bulunmaktadır.Avustralya’daki Curtin Üniversitesi ile Çin’deki Hangzu hastanesinin kanser uzmanları yeşil çay içen Çinli erkeklerle çay tüketmeyen Avustralyalı erkekler arasında yaptıkları karşılaştırmalı incelemeler sonucunda yeşil çayın prostat kanseri riskini azalttığı gözlenmiştir.Bu yüzden dünyada prostat kanserinin en düşük oranda görüldüğü ülke Çin’dir”dedi. YUKARIDA BAZI BİLİMSEL ARA
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Sigara bıraktırma ilacı alkole de çare
12/7/2007Sigara bıraktırma ilacı Champix'in alkolü bırakmada da etkili olabileceği ortaya çıktı.
ABD'nin California Üniversitesi'nden araştırmacılar, Pfizer ilaç firması tarafından geçtiğimiz yıl piyasaya sürülen Champix'in etken maddesi vareniklinin (vareniclin) etkilerini fareler üzerinde denedi.
Aşırı dozda alkol ve sigara kullanımının birbiriyle bağlantılı olduğunu ve alkol kullananların yüzde 85'inin sigara da içtiğini belirten araştırmacılar, sinir sistemindeki bazı alıcıların alkol ve sigara bağımlılığında rol oynadığı prensibinden yola çıktı.
Vareniklinin beyindeki bazı alıcılara doğrudan etki ederek nikotin ihtiyacını azalttığı, nikotinle aynı alıcıları uyardığı ve dopamin adlı mutluluk hormonunun salgılanmasını sağlayarak sigarayı bırakmada yardımcı olduğu daha önce yapılan araştırmalarda ortaya çıkmıştı.
Bu bilgilerden yararlanan bilimadamları araştırma sonunda Champix'in aynı şekilde alkol bağımlılığında da işe yarayabileceğini gördü.
Beş aydan fazla süre farelere önce alkol sonra vareniklin veren araştırmacılar bir süre sonra farelerin alkole çok az ilgi gösterdiğini, tedavi bittikten sonra da eskisi kadar alkol ihtiyacı duymadığını belirledi.
Araştırma, Proceeding of the National Academy of Science'da yayımlandı.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı




