Modern dizaynı ile yepyeni bir model
27/6/2007
| ||
| Bluetooth iletişim ve mobil müzik aksesuarları pazarının lideri Jabra, gelişmiş fonksiyon, ilginç tasarım ve ergonomik dizaynı bir arada sunduğu Jabra BT5010 ve Jabra BT5020'yi tüketiciyle buluşturdu. Jabra'nın yeni ürünü Jabra BT5010 dış mekan kullanımında özellikle rüzgarın yarattığı olumsuz etkiyi hafifletirken, Jabra BT5020 tüm gün kullanım düşünülerek tasarlanmış rahat yapısıyla dikkatleri üzerine topluyor. Her bütçeye, ihtiyaca ve zevke uygun Bluetooth kulaklıklar sunan Jabra, yoğun olarak iletişimde olanlar için tasarladığı Jabra BT5010'u piyasaya sunuyor. Kayar kapağı sayesinde mükemmel ses kalitesi yaratan Jabra BT5010, özellikle dış mekan görüşmelerinde gürültüyü ve rüzgarın olumsuz etkilerini keserek kaliteli iletişim sunuyor. Mikrofonun kayar kapağın alt kenarında olması nedeniyle kapak açıldığı zaman mikrofonu ağza en yakın konuma gelen Jabra BT5010, dış mekan kullanımı için en iyi kulaklık olarak tanımlanıyor. Kısaca BT5010: - Kullanım kolaylığı: kayan kapağı açarak konuşma, kapayarak çağrı sonlandırma - Pil durumu göstergesi - Esnek ve ayarlanabilir kulak kancası, her iki kulakta da taşıyabilme - Programlanabilir ses tuşu, sessize alabilme özelliği - Titreşim özelliği - Bluetooth 2.0 profili - İki Bluetooth'lu alete aynı anda bağlanabilme - Otomatik eşleşme - 10 saate kadar konuşma, 300 saate kadar bekleme özelliği Jabra BT5020'de form ve fonksiyon bir arada Jabra'nın yeni kulak arkası modeli olan Jabra BT5020, tüm gün kullanım için tasarlanmış ergonomik yapıya sahip. Küçük ve dikkat çekici tasarımı, dış gürültüleri engelleme özelliği, titreşim modunda kullanılabilmesi ve 10 saat konuşma 250 saat bekleme süresi ile Jabra BT5020 iletişim profesyonellerine hitap ediyor. Kısaca BT5020: - Sessiz mod, titreşim özelliği, görsel bildirim - İki farklı Bluetooth'lu alete aynı anda bağlanabilme - USB vasıtasıyla PC'den şarj edilebilme - Pil ve şarj durumunu gösteren LED ışığı - Bluetooth 2.0 profili - Otomatik eşleşme - 10 saate kadar konuşma, 300 saate kadar bekleme süresi Jabra BT5010 ve Jabra BT5020, Turkcell Ekstra'larda, TeknoSA, Genpa, Kipa, Metro, Vatan Computer, "TESAN Burada" ve anlaşmalı cep telefonu satış noktalarında 69 Euro satış fiyatı ile satılıyor. |
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Cep telefonunda benzersiz tasarım
9/6/2007
Cam ve çelik dile geldi
Mobil iletişimde dünya devi Nokia, camın büyüsüyle zamanın ötesinde bir güzellik taşıyan yeni cep telefonunu tanıttı. Nokia 8600, paslanmaz çelik ile camı bütünleştirerek benzersiz bir tasarım sunuyor.Finlandiyalı mobil iletişim devi Nokia, Danimarka'nın başkenti Kopenhag'daki Ordrupgaard Müzesi'nde düzenlediği bir etkinlikle yeni Nokia 8600 Luna modelini tanıttı. Bu cep telefonunda, krom, paslanmaz çelik ve titanyum gibi materyaller kullanılıyor. Paslanmaz çelik ile yarı saydam camın bir arada bulunduğu Nokia 8600 Luna, büyüleyici bir deneyim sunuyor. Yarı saydam ve koyu renkli cam kapağın arkasında yanıp sönen tuş takımı aydınlatması da, Nokia 8600 Luna'ya farklı bir özellik katıyor. Paslanmaz çelik ve cam gövdedeki bu 'ışık hareketi', cep telefonunu adeta cansız bir nesneden, canlı bir arkadaşa dönüştürüyor. Bir çağrı alındığında, bu cam 'koza'nın kapağı kolayca açılarak ergonomik tuş takımı ortaya çıkıyor. Nokia 8600 Luna'nın tasarımındaki estetik ve ergonomi dengesinin bir benzeri, bu cep telefonunun teknolojisinde de görülüyor.
Nokia'nın ilk kez kullandığı tek mikro-USB port'u, cep telefonunun tasarımının tamamen pürüzsüz olmasını sağlarken, aynı zamanda kullanıcıların şarj etme, ses ve veri bağlantısı gibi genel işlemleri tek bir noktadan gerçekleştirmelerini de sağlıyor. Dört bant GSM desteği, kullanıcıların yoldayken de bağlantıda kalmalarına olanak tanıyor. Nokia 8600 Luna'nın geniş ve parlak ekranı, 2 megapiksel kamera ile çekilmiş görüntüleri paylaşmak için mükemmel bir çözüm sunuyor. Nokia 8600 Luna'nın 2007 yılının 2. çeyreğinde piyasaya sunulması bekleniyor.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Genetikte çığır açan çalışma
9/6/2007
Tesbit edilen 15 yeni genin koroner kalp hastalığı, yüksek tansiyon, tip 1 ve tip 2 diyabet, römotoid artrit, bağırsakları etkileyen Crohn hastalığı ve manik depresif psikozla bağlantılı olduğu belirtildi.
Wellcome Trust adlı tıbbi araştırma vakfı için yapılan çalışmada, uzmanlar her hastalık için 2000 hastadan, yani toplam 14 bin kişiden kan örnekleri alıp genetik haritalarını çıkardı. Sonra bunları 3000 sağlıklı gönüllünün verileriyle karşılaştırdı. Farklar hangi genlerin hangi hastalıklara yol açtığını da ortaya koydu.Yaklaşık 200 bilimadamının yaptığı bu çalışma tıp dünyasında dir dönüm noktası olaarak görülüyor. Bu, çalışmanın sonuçları kadar kullanılan yöntemden de kaynaklanıyor. Geliştirilen yeni yöntemle, sorunlu genlerin tespiti hızlanıyor. Çalışmayı yürüten ekibin başkanı Profesör Peter Donnely, belirlenen bu 15 gene risk faktörü olarak bakabileceklerini belirtti.
Donnely, “İnsanların hastalığa yakalanma riskleri konusunda daha iyi tahminler yapabileceğiz. Özellikle risk grubundaki kişileri daha sık tarama testleri yaptırmaya teşvik edebilir, belki yaşam biçimlerini değiştirmelerini, neler yaptıklarına neler yediklerine dikkat etmelerini isteyebiliriz.” dedi. İnsan genlerinin tam bir haritasını çıkarmaya yönelik genom projesini destekleyenler, bunun en ölümcül hastalıklara çare bulma umudu sağlayacağını söylüyordu. Dokuz milyon sterline mal olan bu projenin mimarları ise, elde ettikleri verilerle etkin tedavi yöntemlerine ulaşılması için gereken sürenin de kısalacağını vurguluyorlar.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
iPod sahiplerine yeni hizmet
9/6/2007
ABD'nin ikinci el CD değiştirme sitesi lala.com, iPod sahiplerinin seçtikleri şarkıların listelerini oluşturabilecekleri ve daha düşük bir ücret karşılığında doğrudan müzikçalarlarına aktarabilecekleri bir hizmet başlattı. iPod kullanıcılarına kişisel müzik listelerini saklama imkanı veren lala.com, her türlü bilgisayardan internet üzerinden kullanıcılara şarkılarını dinleme olanağı da sunuyor. Lala.com'ın sahibi California merkezli Palo Alto şirketi, bu hizmetiyle, tüketici ile sayısal müzik arasındaki engelleri kaldırmayı amaçladığını bildirdi. Şirketin kurucusu Bill Nguyen, plak endüstrisi tarafından uygulanmakta olan online müzik kopyalamayı engelleyen yazılımların tüketici tarafından büyük hakaret olarak algılandığını, tüketicide güven oluşturmayı tercih ettiğini belirtti. Lala.com ile anlaşan Warner şirketi de şarkıların indirilmesine izin vermeden internet üzerinden ücretsiz dinlenmesine olanak sağlayarak, satışlarını artırmayı planlıyor. Bu dinleme işlemi internet kullanıcıları için ücretsiz olmasına karşın, lala.com, dinlenen her şarkı için Warner şirketine küçük miktarda telif hakkı ödeyecek. Lala.com, bu hizmetini genişletmek amacıyla, başka plak şirketleriyle de görüşmelerini sürdürüyor.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Ömür boyu bedava pil
14/3/2007Şarj edilebilir pillerin yeni bir tarafı kalmadı. Ancak bittikleri zaman doldurabilmek için genellikle yine elektriğe ihtiyaç duyuyorlar. Elektrik olsa pile ne ihtiyaç olacak diye düşünenlerdenseniz Solar Battery Charger adlı bu cihaz düşlerinizi gerçekleştiriyor. Adından anlaşılacağı gibi benzerlerinden farklı olarak pilleri yeniden doldurmak için cihazı güneşe tutmanız yeterli. Gerçek bedava şarjın tek çözümü.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Uzaydan gelen tehdit!
7/3/2007Kullandığımız elektronik cihazlar, milyonlarca yıl önce uzaklardaki gökcisimlerinin yaydığı parçacıkların tehditi altında.
Uzmanın açıklamasına göre, elektronik cihazlar ebatları küçüldükçe ve daha karmaşıklaştıkça uzaydan gelen kozmik dalgalar karşısında daha kırılganlaşıyor.
Açıklamaya göre, galaktik parçacıklar, atmosferin üst tabakalarına çarpıp küçük parçalara bölünüyor, bu parçalar da havadaki diğer atomlara çarpıyor. Bu parçacık sağanağından ancak bir tanesi yeryüzüne ulaşabiliyor.
Uzmana göre, deniz seviyesinde bir santimetrekareye saatte 10 nötron düşüyor. Bu rakam, uçakların gezindiği irtifalardaysa 10 bini buluyor.
Uzman Autran, "Diz üstü bilgisayarınızı alıp uçakla Atlantik’i geçin.
Seyahat sırasında bilgisayarınızın kilitlenip kalması kuvvetle muhtemeldir" dedi.
Elektronik aletlerin arızalanmasında Güneş’in de parmağı var. Güneş parçacıkları, normal zamanda yeryüzüne ulaşacak takatten mahrum bulunuyor. Lakin zaman zaman meydana gelen Güneş patlamalarında durum değişiyor. Mesela, 2003 ekiminde gözlemlenen Güneş patlamasından sonra meydana gelen bilgisayar arızaları 55 kat artmıştı.
Elektronik cihazın parçalarından birine çarpan nötron, elektrik boşalmasına yol açıyor. Uzmanlara göre, "Bu konu, dün ihmal edilebilecek bir şeydi, bugünse ihmale gelecek bir konu olmaktan çıktı." "Artık çok daha az enerjiyle çok daha fazla bilgi depolanabiliyor" diyen Autran, entegre devrelerin hassasiyetinin yeni nesil ürünlerde iki kat arttığını ve mesela hızlı trenlerde, ABS fren sistemlerinde veya kalp pillerinde yazılımların esasını teşkil eden "0" ve "1" sisteminde gayriihtiyari olarak bir sayıdan diğerine geçildiğinde ortaya çıkacak sonucun felaket olabileceğini anlattı.
Uzmanın açıklamasına göre, bu tehdide karşı koyabilmek isteyen uzay ve havacılık şirketleri, devre sayılarını gerekmese bile artırarak elektronik aletlerini "dayanıklı" kılmaya çalışıyor. Buysa pahalı bir yöntem.
Autran ve ekibi, kozmik parçacıkların etkisini ölçmek için, geçen yıl dünyada eşi benzeri olmayan bir laboratuvar kurdu. Biri, Fransız Alplerinin 2500 metresinde, diğeri Marsilya’da, bir diğeriyse yerin 550 metre altında kurulan, birbirine bağlı üç tesiste, kozmik ışımanın yerlerini değiştirdiği "0" ve "1"ler tespit edilmeye çalışılıyor.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
İnsansı robotlar hatalarından ders çıkaracak
7/3/2007.Japon araştırmacıların yeni hedefi, artık çay ikram edebilen ve
bulaşıkları yıkayabilen insansı robotların, yaptıkları hatalardan ders
çıkarmayı da öğrenmelerini sağlamak.
Yeni robot, Profesör Tomomasa Sato’nun parmak ve gözlerinden sahibinin çay istediğini anlayarak Sato’ya bir fincan çay getirmeyi başardı.
Sato, robotların artık kendi kendilerine insanların hareket ve konuşmalarını anlayabildiğini ve buna uyum sağlayabildiklerini belirtti.
Araştırma ekibinin başındaki Masayuki Inaba, bir sonraki aşamanın fincanın kırılması gibi hesapta olmayan bir durumda robotlara nasıl davranmaları gerektiğini, bu hatanın tekrarlanmaması için durumdan ders çıkarmalarını öğretmek olduğunu söyledi.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Otomobilde dünya zirvesi
7/3/2007Yarın
77’nci kez kapılarını otomobil meraklılarına açacak olan Cenevre
Otomobil Fuarı’na 80 ülkeden 244 firma katılıyor. Dün basın açılışı
gerçekleştirilen fuar, 8-18 Mart 2007 tarihleri arasında ziyaretçiler
tarafından görülebilecek.
Tofaş’a Doblo’da sürpriz rakip geldi
Fiat Doblo’nun bir sonraki jenerasyon üretiminin Türkiye’de kalması için çalışan Tofaş’ın karşısına sürpriz bir rakip daha çıktı. Tofaş CEO’su Ali Pandır, hafif ticari aracı 2009’dan sonra da Bursa fabrikasında üretmek istediklerini belirtti ama karşılarında bu ürünü kapmak için ciddi rakiplerinin olduğunu söyledi. Pandır, “İtalya’da büyük miktarda boş kapasite bulunuyor. Aynı şekilde Brezilya da önemli bir rakip. Şimdi bir de Polonya çıktı, bu ülkedeki Fiat fabrikası kapasitesini yeni yatırımla artırma kararı aldı. Böylece rakip sayımız arttı” dedi. Yeni Doblo projesinin Türkiye’de kalması için teşviklerin önemli olduğunu sözlerine ekleyen Pandır, halihazırda taslak olarak Meclis’e sunulan Ar-Ge teşviğiyle ilgili olumlu bir gelişmenin olmadığını belirtti. Yeni yatırımları çekmek için Türkiye’nin rekabet gücünü artırması gerektiğini belirten Pandır, “Bu yüzden otomotive teşviklerin artırılması gerekiyor” dedi.
Minicargo’nun tanıtımı Türkiye’de yapılmayacak
Tofaş’ın hafif ticari aracı Minicargo’nun dünya tanıtımı Türkiye dışında yapılacak. Daha önce İstanbul’da kasım ayındaki ticari araç fuarında yapılacağı belirtilen lansman başka bir yere alındı. Ali Pandır, “Minicargo’nun yüzde 90’ı ihraç edilecek. Bu nedenle Türkiye dışında tanıtılması daha uygun görülüyor” dedi.
Clio Wagon’un konseptine Bursa’da son nokta kondu
Oyak Renault bir ilke imza attı. 100 milyon euro yatırımla 2008’den itibaren üretilmeye başlanacak Clio Wagon’un konseptini Bursalı mühendisler gerçekleştirdi ve araç ilk kez 77. Cenevre Otomobil Fuarı’nda dünyaya gösterildi. Renault’nun Fransa’daki tasarım merkezi Technocentre’da ilk çizgileri ortaya çıkan, daha sonra çamur ve tahtadan kalıbı üretilen Clio Wagon Consept’in son şekli ise Türkiye’de verildi. Bursalı mühendisler bilgisayar ortamında hatları belirginleşen aracın tek tek parçalarını üreterek, beş ay gibi kısa bir sürede Clio Wagon’u ortaya çıkardı. Böylece Oyak Renault ilk kez ürettiği bir araca doğrudan katkı sağlamış oldu. Daha önce Renault’nun en kaliteli tesisi olarak gösterilen Bursa’da üretilen Clio III, Megane Sedan’ın tasarımları tamamen yurtdışında gerçekleşiyordu. Bu arada Türkiye, yeniden yapılanan ve 2009 Kontratı hedefi doğrultusunda tasarrufa gitmeyi planlayan Renault’nun en başarılı organizasyonu oldu.
TÜRKİYE’NİN ÖNEMİ ARTTI
Renault Ürün Planlama ve Programdan Sorumlu Başkan Yardımcısı Patrick Pelata, 77. Cenevre Otomobil Fuarı’nda yaptığı toplantıda “Renault dünyasında Türkiye’nin önemi giderek artıyor” dedi. Megane Sedan, Symbol ve Clio Hatcback üretimine şimdi de Clio Station Wagon katılıyor. 2008 yılının ilk yarısında ortaya çıkacak yeni Clio’nun konsepti 77. Cenevre Motor Show’da ilk kez sergilendi.
EN TASARRUFLU BURSA
Renault’nun 2009 Kontratı’nda maliyetlerin düşürülmesi planları da yer alıyordu. Kontrata göre Renault, 2009 yılına kadar yatırım maliyetlerini yüzde 50 düşürmeyi hedefliyor. Bu hedefin ilk ve en önemli adımı ise Türkiye fabrikasında Clio Stationwagon modeliyle atıldı. Hedefin yüzde 35’lik tasarruf kısmı Türkiye’de yakalandı ve bundan sonra Renault fabrikalarına örnek oluşturacak.
Fransa da Türkiye için lobi yapıyor
Türkiye ile Fransa arasında çeşitli nedenlerle gerilen ilişkiler konusunda Türkiye’nin lobi çalışmasını yapanlardan birinin de Renault olduğu ortaya çıktı. Renault Başkan Yardımcısı Patrcik Pelata, “Biz Fransız politikacılarına iş yaptığımız diğer ülkelerin olduğu gibi Türkiye’nin de önemini anlatıyoruz. Bunun için çok enerji harcıyoruz. Ama politikacılar kadın ya da erkek fark etmeksizin bizim dediklerimizi seçimlerden önce değil de seçimlerden sonra dinliyorlar” dedi.
Adapazarlı Toyota Auris Cenevre'de
30 ülkeden 1000’e yakın markanın katıldığı Cenevre Otomobil Fuarı’nda Türkiye’yi Toyota Adapazarı tesislerinde üretilen Auris temsil etti. 5 kapılı hatcbcak modeli daha önce sergilenen Auris’in 3 kapı versiyonu ilk kez Cenevre’de gün yüzüne çıktı. Yeni Auris, mayıstan sonra Türkiye’de satılacak.
Peugeot, çok para kaybetmemek için fazla satış yapmadı
Türkiye’de 2006 yılının mayıs ayında yaşanan dövizdeki dalgalanma, Peugeot’nun zarardan kaçma planı uygulamasına neden oldu. Peugeot Atomobiles Başkanı F. Saint Geours, “Geçen yılki dalgalanma yüzünden daha fazla araç satıp, para kaybetmek istemedik. Ama bu yıl dalgalanma olmadığı sürece, satışlarımıza hız vereceğiz” dedi. Geours, marka olarak 2007’de yeni modellerle birlikte Türkiye’de atağa kalkacaklarını söyledi. Peugeot olarak Minicargo’ya isim koyduklarını ve Türkiye’de yaklaşık yılda 3 bin adetlik satış rakamına ulaşacaklarını söyleyen Geours, “Fransa, Almanya ve İspanya’dan sonra Peugeot’nun en fazla Minicargo satacağı ülke Türkiye olacak” şeklinde konuştu.
Çevreci otolar vitrine çıktı
77. Cenevre Otomobil Fuarı’nın en belirgin yanı çevrecilik olacak. Küresel ısınmanın dünyanın gündemine oturduğu günümüz koşullarında, otomotiv şirketlerinin de çevreye daha duyarlı, daha az yakıt tüketen, petrol dışı yakıtlarla çalışan motorlara sahip araçlara ağırlık verdiği gözleniyor. Fuarda hemen her firmanın çevreci kaygıları hesaba katan teknolojileri uyguladığı modelleri sergileniyor. 700 bin kişinin gezmesi beklenen fuarda sergilenen çevreci otomobiller arasında, arka koltuklarında çiçek açan araçlar, geri dönüşümlü malzemeden yapılmış karoserli araçlar, bitkisel yakıtlarla çalışan araçlar bulunuyor. Otomotiv şirketleri, 2009 yılında devreye girmesi beklenen yeni egzost emisyon normu euro5’e de hazırlanıyor.
Chevrolet’ye dizel motor
Chevrolet 2007 model yılı olarak beş model serisinde dizel motor seçeneğini de sunmaya başlıyor. Dizel motorun Captiva SUV’daki performansı, Chevrolet için de yön gösterici oldu. Artık Epica, Lacetti Hatchback, Sedan ya da Station Wagon modelleri de dizel motor alternatifiyle satılacak. Chevrolet Avrupa CEO’su Wayne Brannon, “10 yılın sonunda, Avrupa’da satılan her üç Chevrolet’den birinde bir dizel motorun bulunmasını bekliyorum” diyor.
Skoda’dan yeni model atağı
Skoda, Cenevre Motor Show’da Fabia Hatch-back’ in dünya lansmanını gerçekleştirdi. Yeni dizayn ve dinamik hatları ile yeni Fabia, genç ve dinamik müşteri kitlesini de etkilemeyi umuyor. Yeni Fabia’nın 4’ü benzinli 3’ü dizel olmak üzere 60-105 beygir arasında 7 farklı motor seçeneği bulunuyor. Yeni Fabia’nın yanı sıra Skoda, Cenevre de S2000 modelini de sundu. Bu konsept araç, Skoda’nın motor sporlarına yöneleceğinin bir göstergesi sayılabilir. Fuarda aynı zamanda diğerlerinden farklı bir dizaynı olan ve ayrı bir yaşam stili sergilemeyi arzulayan kişileri hedefleyen Roomster Scout’ unda sunumu gerçekleştirilecek. Octavia ve Superb motor seçeneklerine yenileri dahil edildi. Her iki motorda EU4 emisyon standartlarına uygun, yüksek torku olan ve oldukça ekonomik seçenekler.
Hyundai’den Avrupa’ya özel
Hyundai Motor Company, 77’ncisi düzenlenen Cenevre Otomobil Fuarı’nda, Avrupa pazarı için özel olarak geliştirilen C-segmentindeki yeni hatchback otomobili ‘Hyundai i30’un dünya tanıtımını gerçekleştirdi. Hyundai’nin bugüne kadarki en önemli modellerinden biri olan i30, 2006 yılındaki Paris Otomobil Fuarı’nda sergilenen Arnejs konsept aracının seri üretimi oldu. i30, akıcı kıvrımları, güçlü çizgisi ve uzun dingil mesafesiyle çok yönlü kullanıma hitap eden duruşunu ön plana çıkarıyor. Hyundai i30, üç benzinli ve üç dizel motor seçeneğine sahip.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı









